İçeriğe geç

TURİZM BELGESİ ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi’nin Kararı: Anayasa Mahkemesi, 2021 yılında getirilen Turizm İşletmesi Belgesi zorunluluğunu 24 Mart 2025 tarihinde iptal etti. İptal kararının tam olarak yürürlüğe girmesi 24 Eylül 2025 tarihini bulacak. Bu tarihe kadar mevcut zorunluluk geçerliliğini koruyor.

turizm belgesi anayasa mahkemesi karari yeni 3

 

 

Turizm İşletme Belgesi Zorunluluğu Anayasaya Aykırı Bulundu
Anayasa Mahkemesi (AYM), konaklama ve plaj işletmelerinin mevcut ruhsatlarını kaybetme tehdidini ortadan kaldıran, sektörü doğrudan ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Mahkeme, turizm işletmelerine “turizm işletme belgesi” alma zorunluluğu getiren ve bu belge alınmazsa işyeri ruhsatlarının iptal edileceğini öngören kanun hükümlerini iptal etti.

İptal Edilen Düzenlemeler ve Temel Gerekçe
İptal kararı, Turizmi Teşvik Kanunu’nun 5. maddesinin 7. fıkrası ile Geçici 11. maddenin 3. ve 4. fıkralarını kapsıyordu. Bu hükümler, işletmelerin belirli bir süre içinde Bakanlık’tan “turizm işletme belgesi” almasını zorunlu kılıyor, aksi takdirde mevcut işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edilerek faaliyetlerinin durdurulmasını öngörüyordu.

Mahkeme, bu düzenlemeleri iptal ederken öne çıkan gerekçeleri şu şekilde sıraladı:

Hukuki Belirlilik İlkesinin İhlali: Mahkeme, bir işletmenin “turizm işletmesi” sayılabilmesi için hangi somut kriterleri taşıması gerektiğinin, standartların ne olduğunun ve denetim ölçütlerinin nasıl belirleneceğinin kanunda açıkça tanımlanmadığını tespit etti. Bu kritik detayların tamamen yürütme organının (Bakanlık) insiyatifine bırakılması, “hukuki belirlilik” ilkesiyle bağdaşmıyordu. Vatandaşlar, bir yükümlülüğün koşullarını kanundan açıkça okuyabilmelidir.

Özel Teşebbüs Özgürlüğüne Oranlı Olmayan Müdahale: Söz konusu düzenleme, belge almayan işletmeler için en ağır yaptırım olan faaliyeti tamamen durdurma ve ruhsatı iptal etme cezasını öngörüyordu. Mahkeme, bu kısıtlamanın özel teşebbüs kurma ve geliştirme özgürlüğüne, Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı olarak, “ölçülü” (orantılı) bir müdahale teşkil ettiğine hükmetti. Daha hafif idari yaptırımlar söz konusu olabilecekken, doğrudan faaliyeti sonlandırmanın ağır bir müdahale olduğu vurgulandı.

Geçiş Süreci ve Geleceğe Yönelik Beklentiler
Mahkemenin bu iptal kararının yürürlüğe girmesi için 24 Aralık 2025 tarihi belirlendi. Bu, yasama organına (TBMM’ye) yaklaşık bir yıllık bir süre tanınması anlamına geliyor. Bu süre zarfında;

Meclis, AYM’nin iptal gerekçelerini dikkate alarak, kriterleri kanunda net bir şekilde tanımlanmış yeni ve anayasaya uygun bir düzenleme yapabilir.

Eğer yeni bir düzenleme yapılmazsa, 24 Aralık 2025 itibarıyla konaklama ve plaj işletmeleri için turizm işletme belgesi alma zorunluluğu hukuken ortadan kalkacak. Bu durumda, işletmeler sadece “işyeri açma ve çalışma ruhsatı” ile faaliyetlerine devam edebilecek veya yeni işletmeler bu ruhsatla açılabilecek.

Sektör İçin Önemli Uyarılar
Bu karar, özellikle KOBİ’ler ve aile işletmeleri için önemli bir rahatlama potansiyeli taşısa da, işletmecilerin dikkat etmesi gereken noktalar bulunuyor:

Yürürlük Tarihine Kadar: Karar henüz yürürlükte olmadığı için, şu anda geçerli olan mevzuat hükümleri geçerliliğini korumaktadır. İşletmelerin mevcut yükümlülüklerini yerine getirmeye devam etmesi önem taşır.

Yeni Düzenlemelerin Takibi: Önümüzdeki bir yıl içinde çıkarılması muhtemel yeni bir kanun veya değişikliklerin çok yakından takip edilmesi gerekmektedir. Yeni düzenlemenin içeriği, sektörün geleceği için belirleyici olacaktır.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, idarenin keyfi uygulamalarına karşı hukuk devleti ilkesini güçlendiren ve sektörde belirsizliği azaltma potansiyeli taşıyan önemli bir adımdır. Sürecin sağlıklı ilerlemesi için işletmelerin ve sektör temsilcilerinin hukuki gelişmeleri dikkatle izlemeye devam etmesi büyük önem taşımaktadır.

Turizm Belgesi Olmayan İşletmenin Ruhsatı Artık İptal Edilemeyecek

Kararın Kapsamı: Hangi Kural İptal Edildi?

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeye göre; bir konaklama işletmesi ya da müstakil plaj işletmesi turizm işletme belgesi almadıysa, bu işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi gerekiyordu. Bu hüküm artık Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Anayasa Mahkemesi Ne Dedi?

Teşebbüs Özgürlüğüne Aykırılık

Anayasa Mahkemesi; belge zorunluluğunun, teşebbüs özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini, bu müdahalenin de ancak kanunla ve açık hükümlerle yapılabileceğini vurguladı.

Belge Şartı Yönetmelikle Belirlenemez

2634 Sayılı Kanun’da, turizm işletme belgesi için hangi şartların aranacağına dair herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı, takdirin tamamen Bakanlığa bırakıldığı belirtildi.

Yürütmeye Geniş Yetki Hukuk Devletine Aykırı

Bakanlığa verilen bu sınırsız yetkinin, hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği ve temel hakların ancak belirli, açık ve öngörülebilir şekilde sınırlanabileceği ifade edildi.

İşyeri Ruhsatı İptal Edilen İşletmeler Ne Yapabilir?

  1. Karar Geriye Yürümez ama Geleceği Etkiler

Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede yayımlandıktan sonra geçerlidir.

Ancak henüz kesinleşmemiş iptal işlemleri artık uygulanamaz.

  1. Kesinleşmiş Ruhsat İptalleri

Ruhsat iptaline karşı dava açmayan ya da açıp reddedilen işletmeler için doğrudan bir etki yoktur.

Ancak bu işletmeler, yeniden başvurarak ruhsat talebinde bulunabilir.

  1. Yargı Yoluna Gitmeyenler İçin Fırsat

Dava açılmamış olsa bile, işletme idareye başvurarak, Anayasa Mahkemesi kararına dayanarak ruhsatını geri isteyebilir.

  1. İdare Artık Aynı Gerekçeyle İptal Yapamaz

Turizm işletme belgesi yok” gerekçesiyle ruhsat iptal edilmesi artık mümkün değil.

  1. Tazminat Davası Açılabilir

Haksız şekilde ruhsatı iptal edilen işletmeler, uğradıkları zararı gerekçe göstererek idareye karşı tam yargı davası (tazminat) açabilir.

Türkiye’de Kapatılan Turizm İşletmeleri Verileri

2022 yılından itibaren turizm belgesi eksikliği nedeniyle 4.380 tesis hakkında kapatma kararı verilmiştir. En çok kapatma yapılan iller şunlardır:

İl Kapatılan Tesis Sayısı
İstanbul   767
İzmir   515
Sakarya   499
Muğla   424
Antalya   386
Aydın   226

Türkiye genelinde 25.908 turizm tesisinden yaklaşık %16,9’u bu gerekçeyle kapanmıştır.

 

Anayasa Mahkemesi Kararının Gerekçeleri

Yasallık İlkesine Aykırılık

Bakanlığa bırakılan sınırsız takdir yetkisi, kanunilik ilkesini ihlal etmektedir.

Temel Haklara Ölçüsüz Müdahale

Teşebbüs ve mülkiyet hakkı ölçüsüz şekilde sınırlandırılmıştır.

Belirlilik Sorunu

Belge şartlarının sadece yönetmeliklerde düzenlenmesi, hukuki belirsizlik doğurmuştur.

Ruhsat Yetkisi Belediyelere Aittir

Belediyelerin ruhsat yetkisinin Bakanlık kontrolüne girmesi, yerel yönetim özerkliğini zedelemektedir.

Uygulama Takvimi: Karar Ne Zaman Yürürlüğe Giriyor?

Anayasa Mahkemesi kararı, 24 Mart 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ancak yürürlüğe giriş tarihi 24 Eylül 2025 olarak belirlenmiştir. Yani:

Turizm işletme belgesi zorunluluğu, 24 Eylül 2025 tarihine kadar hâlen geçerlidir.

 

Geçiş Süreci: Yeni Düzenleme Olabilir mi?

Evet, geçiş sürecinde merkezi idare yeni bir kanuni düzenleme yapabilir. Bu nedenle özellikle:

Pansiyon

Apart otel

Günlük kiralık daire gibi küçük konaklama işletmeleri durumu dikkatle takip etmelidir.

 

Belediyelere Yeniden Yetki Geldi

Ruhsat Yetkisi Artık Belediyede

Anayasa Mahkemesi kararıyla, belediyeler basit konaklama tesislerine doğrudan ruhsat verebilecektir.

Planlama Yetkisi de Belediyeye Dönüyor

24 Eylül 2025 sonrası, turizm bölgeleri imar planları tekrar belediyelerin yetkisine geçecektir. Bu sayede çevreye ve yerel ihtiyaçlara uygun planlama yapılabilecektir.

 

Doğal Alanlar Koruma Altında

Karar ile birlikte şu düzenlemeler de iptal edildi:

Mesire alanlarının turizm yatırımına açılması

Kıyı ve ormanların özel sektöre tahsisi

Günübirlik tesislerde plansız yapılaşma

Böylece doğal ve kamusal alanların korunması yönünde önemli bir adım atılmış oldu.

 

Sonuç

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı;

Temel hakların korunması,

Belediyelere yetki iadesi,

Küçük işletmelerin nefes alması açısından son derece önemlidir.

 

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TURİZM BELGESİ ZORUNLULUĞU İPTAL KARARI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

 

 

Anayasa Mahkemesi’nin 2024/174 sayılı kararı nedir ve turizm işletmelerini nasıl etkilemektedir?

Anayasa Mahkemesi’nin 17 Ekim 2024 tarihli ve E.2021/100, K.2024/174 sayılı kararı, 7334 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un çeşitli hükümlerinin iptaline ilişkindir. Karar, 24 Mart 2025 tarihli ve 32851 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Turizm işletmelerini etkileyen en önemli iptal kararları şunlardır:
Turizm işletmesi belgesi alamayan konaklama ve plaj işletmelerinin faaliyetlerinin durdurulmasına ve işyeri açma ruhsatlarının iptaline ilişkin düzenlemeler iptal edilmiştir.
Sosyal ve teknik altyapıya katılım payı alınmasına ilişkin düzenleme iptal edilmiştir.
Geçici lüks çadır tesisleri için Bakanlık kriterlerine uygunluk ve turizm işletmesi belgesi şartı iptal edilmiştir.
Basit konaklama turizm işletmesi belgesi almayan konaklama tesislerine yönelik yaptırımlar iptal edilmiştir.
ÖNEMLİ: İptal kararları, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 9 ay sonra (24 Aralık 2025’te) yürürlüğe girecektir.

Turizm işletmesi belgesi alamayan konaklama tesislerinin faaliyetlerine son verilmesine ilişkin düzenleme neden iptal edildi?

2634 sayılı Kanun’un 5. maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Bu maddede belirtilen süreler içerisinde turizm işletmesi belgesi alamayan konaklama ve plaj işletmeleri, işletmeye açılamaz ve faaliyette bulunamaz. Bu işletmelerin işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça yapılan bildirim üzerine yetkili idare tarafından bir ay içinde iptal edilir ve faaliyetlerine son verilir” hükmü iptal edilmiştir.
İptal gerekçesi: Anayasa Mahkemesi, turizm işletmesi belgesinin temin edilme koşullarına ilişkin Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmadığını, bu konudaki takdirin bütünüyle Bakanlığa bırakıldığını tespit etmiştir. Teşebbüs özgürlüğüne sınırlama getiren bir belgenin koşullarının kanunla belirlenmemesi, Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine (teşebbüs özgürlüğü) aykırı bulunmuştur.

Sosyal ve teknik altyapıya katılım payı alınmasına ilişkin düzenleme neden iptal edildi?

2634 sayılı Kanun’un 5. maddesinin onuncu fıkrasında yer alan, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile turizm merkezlerinde bulunan konaklama tesislerinin tür veya kullanım kararı değişikliği ile kapasite artışı durumlarında yatırımcıdan “sosyal ve teknik ve benzeri altyapıya katılım payı” istenmesine ilişkin düzenleme iptal edilmiştir.
İptal gerekçesi: Anayasa Mahkemesi, bu katılım payının “resim benzeri mali bir yükümlülük” niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Verginin kanuniliği ilkesi gereği, mali yükümlülüklerin matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil usulleri, yaptırımlar ve zamanaşımı gibi unsurlarının kanunla düzenlenmesi gerekir. Kuralda bu unsurlara ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından Anayasa’nın 2. ve 73. maddelerine aykırı bulunmuştur.

Geçici lüks çadır tesisleriyle ilgili hangi düzenlemeler iptal edildi?

2634 sayılı Kanun’un 6. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri iptal edilmiştir:
Üçüncü cümle: “Bakanlığın belirlediği kriterlere uygun yapılmayan ve Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi almayan tesisler işletmeye açılamaz.”
Dördüncü cümle: “Bakanlıktan turizm işletmesi belgesi alınmasını müteakip, başka bir işleme gerek kalmaksızın onbeş gün içinde bu tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilir.”
İptal gerekçesi: Turizm işletmesi belgesi temin edilme koşulları ile Bakanlığın belirlediği kriterlere ilişkin yasal çerçevenin kanunda belirlenmemesi, yürütme organına sınırları belirsiz bir yetki tanınmasına yol açtığından Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunmuştur.

Basit konaklama turizm işletmesi belgesi almayan tesislerle ilgili hangi düzenlemeler iptal edildi?

2634 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 11. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları iptal edilmiştir:
Üçüncü fıkra: Birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde basit konaklama turizm işletmesi belgesi almak için başvuruda bulunmayan konaklama tesislerinin faaliyette bulunamayacağı, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edileceği düzenlemesi.
Dördüncü fıkra: Konaklama içermeyen müstakil plaj işletmelerine ilişkin benzer yaptırımlar.
İptal gerekçesi: Basit konaklama turizm işletmesi belgesinin temin edilme koşullarına ilişkin Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bu konudaki yetkinin doğrudan yönetmelikle düzenlenmek üzere Bakanlığa bırakıldığı tespit edilmiştir. Mülkiyet hakkına sınırlama getiren bir düzenlemenin koşullarının kanunla belirlenmemesi Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine (mülkiyet hakkı) aykırı bulunmuştur.

İptal edilmeyen ve yürürlükte kalan önemli düzenlemeler nelerdir?

Anayasa Mahkemesi birçok önemli düzenlemenin Anayasa’ya uygun olduğuna karar vermiştir:
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri (KTKGB) tanımı: Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi Anayasa’ya uygun bulunmuştur.
Turizm merkezlerinde orman vasıflı alanların kullanımı: Belirli şartlarla mümkün görülmüştür.
Turizm hizmetleri yönetim birlikleri kurma yetkisi: Bakanlığın bu yetkisi Anayasa’ya uygun bulunmuştur (karşı oy yazıları olmakla birlikte).
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde günübirlik tesis yapımı: Koruma kullanma dengesi gözetildiği gerekçesiyle uygun bulunmuştur.
Kıyılarda geçici lüks çadır tesisleri: 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na uygun olmak kaydıyla Anayasa’ya uygun bulunmuştur.
KTKGB ve turizm merkezlerinde planlama yetkisi: Bakanlığın bu yetkisi Anayasa’ya uygun bulunmuştur.
Yabancı bayraklı ticari yatların Türk karasularında faaliyeti: Kamu yararı amacıyla düzenlendiği gerekçesiyle uygun bulunmuştur.

İptal kararları ne zaman yürürlüğe girdi? İşletmeler şu an ne yapmalı?

Anayasa Mahkemesi, iptal edilen kuralların uygulanmaması durumunda doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olduğunu değerlendirerek, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
İşletmelerin yapması gerekenler:
Karar 24 Mart 2025’te Resmî Gazete’de yayımlandığına göre, iptal hükümleri 24 Aralık 2025’te yürürlüğe girecektir.
Bu tarihe kadar mevcut mevzuat hükümleri geçerliliğini korumaktadır.
İşletmeler, 24 Aralık 2025’e kadar yürürlükteki düzenlemelere uymak zorundadır.
Kanun koyucunun bu 9 aylık sürede yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. İşletmelerin yasal gelişmeleri takip etmesi önerilir.

Turizm işletmesi belgesi alma zorunluluğu tamamen kalktı mı?

Hayır, turizm işletmesi belgesi alma zorunluluğu tamamen kalkmamıştır. İptal edilen hükümler, belge alamayan işletmelere uygulanacak yaptırımlara (faaliyet durdurma, ruhsat iptali) ilişkindir. Ancak:
Turizm işletmesi belgesi alma zorunluluğu devam etmektedir.
Belgenin temin edilme koşulları henüz iptal edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesi, belge koşullarının kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündedir.

İptal kararı, daha önce turizm belgesi alamadığı için ceza alan işletmeleri etkiler mi?

Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez. Ancak:
Henüz kesinleşmemiş davalar varsa, bu karar dikkate alınabilir.
İdari para cezalarına karşı dava açma süresi içinde olan işletmeler, Anayasa Mahkemesi kararını gerekçe göstererek dava açabilir.
Kesinleşmiş cezalar için doğrudan bir iade veya iptal söz konusu değildir. Ancak kararın bağlayıcılığı nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir (her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir).
ÖNEMLİ: Kararın gerekçesinde, belge koşullarının kanunla düzenlenmemesinin temel hak ihlali oluşturduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle, hak kaybı yaşayan işletmelerin hukuki destek alması önerilir.

Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sularla ilgili hangi düzenleme iptal edildi?

5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’na eklenen geçici 7. maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin ikinci cümlesi iptal edilmiştir.
İptal edilen düzenleme: Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile turizm merkezlerinde, turizm yatırımları için kamulaştırılan kaynak ve irtifak haklarının bedelinin “yapılan harcamaların güncel değeri ile sınırlı” olduğuna ilişkin hüküm.
İptal gerekçesi: Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamulaştırmada “gerçek karşılık” ödenmesi zorunludur. Kuralda kamulaştırma bedelinin yapılan harcamaların güncel değeri ile sınırlandırılması, gerçek karşılık ölçütüne aykırı bulunarak Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı görülmüştür.
ÖZET TABLO: İPTAL EDİLEN VE REDDEDİLEN ÖNEMLİ DÜZENLEMELER
Düzenleme Karar Yürürlük
Turizm işletmesi belgesi alamayanların faaliyetlerinin durdurulması İPTAL 24.12.2025
Sosyal ve teknik altyapıya katılım payı İPTAL 24.12.2025
Geçici lüks çadır tesislerinde Bakanlık kriterleri ve belge şartı İPTAL 24.12.2025
Basit konaklama belgesi almayanlara yaptırım İPTAL 24.12.2025
Jeotermal kamulaştırmada bedel sınırlaması İPTAL Hemen
KTKGB ve turizm merkezi tanımları RED Yürürlükte
Turizm hizmetleri yönetim birlikleri RED Yürürlükte
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde günübirlik tesis RED Yürürlükte
Kıyılarda geçici lüks çadır tesisleri (kalan kısım) RED Yürürlükte
Planlama yetkisi RED Yürürlükte
Yabancı bayraklı yatların faaliyeti RED Yürürlükte

İptal kararı, daha önce turizm belgesi alamadığı için ruhsatı iptal edilen işletmelerin durumunu nasıl etkiler?

Anayasa Mahkemesi kararları genel olarak geriye yürümez, ancak bu kararın bazı önemli hukuki sonuçları olabilir:
Kesinleşmiş işlemler için:
Ruhsat iptali ve faaliyet durdurma işlemleri kesinleşmişse, karar doğrudan bu işlemleri ortadan kaldırmaz.
Ancak Anayasa Mahkemesi kararı, yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturabilir. İşletmeler, idari yargıda yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilir.
Devam eden davalar için:
Henüz kesinleşmemiş davalarda, mahkemeler Anayasa Mahkemesi kararını dikkate almak zorundadır.
İdari para cezalarına veya ruhsat iptallerine karşı açılan davalarda, iptal kararı lehe bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
ÖNEMLİ: Her somut olayın koşulları farklıdır. Hak kaybı yaşayan işletmelerin bir hukuk danışmanına başvurarak yargılamanın yenilenmesi veya yeni dava açma imkanlarını değerlendirmesi önerilir.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri (KTKGB) ile turizm merkezlerinde planlama yetkisi kime aittir? Bu konuda iptal var mı?

2634 sayılı Kanun’un 7. maddesinin değiştirilen birinci fıkrası Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiş ve iptal talebi reddedilmiştir. Bu nedenle planlama yetkisine ilişkin düzenlemeler yürürlüktedir.
Yürürlükteki düzenlemeye göre:
KTKGB ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapma, yaptırma, re’sen onaylama ve tadil etme yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na aittir.
Korunan alanlarda plan teklifleri sadece Bakanlığa sunulur.
Uygun görülen planlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gönderilir ve en geç 6 ay içinde sonuçlandırılır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından plan hazırlanması durumunda, onamaya esas olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygun görüşü alınır.
Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin idarenin bütünlüğü ilkesine ve yerel yönetimlerin yetkilerine aykırı olmadığına karar vermiştir.

Orman vasıflı alanların turizm merkezi olarak belirlenmesi Anayasa’ya uygun mudur?

Evet, Anayasa Mahkemesi, 2634 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (d) bendinde yer alan “orman vasıflı olanlar dâhil” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
Kararın gerekçesi:
Devlet ormanlarının turizm amaçlı kullanımı, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde mümkündür.
Turizm merkezlerinin belirlenmesinde, 2634 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği ülkenin doğal, tarihî, arkeolojik ve sosyokültürel turizm değerleri dikkate alınmalıdır.
Orman vasıflı alanlar üzerindeki tasarruflar, 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında kalmak kaydıyla uygulanacaktır.
Kuralda koruma-kullanma dengesini dışlayan bir yön bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi, devlet ormanlarının irtifak hakkına konu olması için kamu yararının bulunması gerektiğini, turizm faaliyetlerinin istihdam ve gelir artışı gibi kamu yararı sağladığını vurgulamıştır.

Kıyılarda geçici lüks çadır tesisleri kurulmasına izin veren düzenlemenin tamamı mı iptal edildi?

Hayır, 2634 sayılı Kanun’un 6. maddesinin dördüncü fıkrasının sadece üçüncü ve dördüncü cümleleri iptal edilmiştir. Fıkranın diğer hükümleri yürürlüktedir.
Yürürlükte kalan düzenlemeler:
3621 sayılı Kıyı Kanunu’na uygun olmak kaydıyla, geçici lüks çadır tesisleri yapılması amacıyla kiralama yapılabilecektir.
Tesisler; yerleşim tasarım ve yönetim planı ile koşulları belirlenen, doğal çevre ile uyumlu, kalıcı yapı içermeyen, gerekli güvenlik tedbirleri alınan iyi donanımlı lüks çadırlardan oluşacaktır.
Tesis kapsamında yapılacak her türlü ünite, temelsiz ahşap platform üzerine, mümkün olan en az müdahaleyle, çevre dostu çadır malzemesi kullanılarak ve doğal ekosisteme uygun olarak yapılacaktır.
Sözleşmelerine aykırı olarak Bakanlığın belirlediği kriterlere uygun yapılmayan tesislerin kira sözleşmeleri feshedilecek ve taşınmaz tahliye edilecektir.
İptal edilen hükümler ise Bakanlık kriterlerine uygunluk ve turizm işletmesi belgesi alma zorunluluğuna ilişkindi.

Yabancı bayraklı ticari yatların Türk karasularında faaliyetine izin veren düzenleme iptal edildi mi?

Hayır, 2634 sayılı Kanun’un 29. maddesine eklenen üçüncü fıkra Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiş ve iptal talebi reddedilmiştir. Düzenleme yürürlüktedir.
Yürürlükteki düzenleme:
Bakanlıkça ülke turizmine ve tanıtımına katkı sağladığı değerlendirilen ve boyları 39 metrenin üzerinde olan yabancı bayraklı ticari yatların Türk karasularında faaliyet göstermelerine ve seyrine izin verilebilir.
İzin, her yıl belirlenen sosyal ve teknik altyapı hizmetlerine katkı payı alınması suretiyle verilir.
İzin süresi aynı takvim yılını geçemez (geçici süreli).
İzin süresi sonunda yeniden süre verilmeyen ve Türk karasularından ayrılmayan yatlar hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin 815 sayılı Kabotaj Kanunu’na getirilmiş bir istisna olduğunu ve kamu yararı amacı taşıdığını belirtmiştir.

İdari para cezalarını kimler uygulayabilir? Bakan tarafından yetkilendirilen kamu görevlileri ceza kesebilir mi?

2634 sayılı Kanun’un 31. maddesinin (b) fıkrasında yer alan “…ve Bakan tarafından yetkilendirilen kamu görevlilerince…” ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiş ve iptal talebi reddedilmiştir.
Yürürlükteki düzenlemeye göre, idari para cezalarını uygulayabilecek kişiler:
maddenin ikinci fıkrası kapsamında denetim yetkisi verilenler
Bakanlık kontrolörleri
Kültür ve Turizm Bakanı tarafından yetkilendirilen kamu görevlileri
Kararın gerekçesi:
Anayasa’nın 38. maddesindeki suç ve cezada kanunilik ilkesi, idari suçlar yönünden daha esnek uygulanabilir.
2634 sayılı Kanun’un 33. maddesinde idari suç teşkil eden eylemler açıkça gösterilmiştir.
Bakana, Kanun’da gösterilen idari yaptırımlarla sınırlı olarak, bu yaptırımları uygulayacak kamu görevlilerini belirleme yetkisi verilmesi, kanunilik ilkesine aykırı değildir.
Düzenleme, Bakanlığın artan iş yükü nedeniyle denetimlerin aksamamasını amaçlamaktadır.
Bu yetkilendirme kapsamında tesis edilen işlemler yargı denetimine tabidir.

Mera, yaylak ve kışlakların turizm amaçlı kullanımına izin veren düzenleme Anayasa’ya uygun mudur?

Evet, 2634 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (A) fıkrasının (1) numaralı bendine eklenen üçüncü cümle (mera, yaylak ve kışlakların turizm amaçlı tahsisi) Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiş ve iptal talebi reddedilmiştir.
Yürürlükteki düzenleme:
Mera, yaylak ve kışlaklar; ot bedeli yatırımcı tarafından karşılanmak kaydıyla,
4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine göre tahsis amacı değiştirilerek,
Sadece turizm amaçlı kullanılacağına ilişkin şerhli olarak Hazine adına tapuya tescil edilir,
Tescili müteakip Bakanlığa tahsis edilir.
Kararın gerekçesi:
Anayasa’nın 45. maddesi, meraların korunmasını devlete ödev olarak yüklemişse de, bu mutlak bir yasaklama değildir.
Sosyal veya ekonomik ihtiyaçlar, meraların başka amaçlarla kullanımını zorunlu kılabilir.
Turizmden beklenen istihdam ve gelir artışı şeklindeki kamu yararı, bu kullanımı haklı kılabilir.
Kuralda, 4342 sayılı Kanun sınırları içinde kalınması ve “sadece turizm amaçlı kullanılacağına ilişkin şerh” öngörülmesi, koruma-kullanma dengesini gözetmektedir.
ÖNEMLİ: Durumu ve sınıfı çok iyi veya iyi olan mera, yaylak ve kışlaklarda turizm yatırımları için zaruri dahi olsa tahsis amacı değişikliği yapılması mümkün değildir (4342 sayılı Kanun’un 14. maddesi).

Yat limanı yapımı için taşınmaz tahsisine ilişkin düzenleme neden iptal edilmedi?

2634 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (A) fıkrasına eklenen (5) numaralı bent (yat limanı tahsisi) Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiş ve iptal talebi reddedilmiştir.
Yürürlükteki düzenleme:
KTKGB’ler ve turizm merkezlerinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca uygun görülen yat limanlarının yapılması amacıyla yatırımcılara taşınmaz tahsis etmeye Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilidir.
Kararın gerekçesi:
Tahsis işlemi, 2634 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlenen usule göre gerçekleşecektir.
Kural, kişiler ve idare yönünden belirli ve öngörülebilir niteliktedir.
Tahsis edilecek taşınmazların kıyı, orman, kültür ve tabiat varlığı gibi korunan alanlarda bulunması halinde, 3621, 2872, 2863 ve 6831 sayılı Kanunlardaki güvenceler uygulanacaktır.
Bu nedenle, devletin kıyıların, çevrenin, kültür ve tabiat varlıklarının ve ormanların korunmasına yönelik pozitif yükümlülüğüne aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Ormanlık alanlardaki mevcut tesislerin tahsisine ilişkin düzenleme hakkında ne karar verildi?

2634 sayılı Kanun’un değiştirilen ek 5. maddesi (ormanlık alanlardaki tesislerin tahsisi) hakkında Anayasa Mahkemesi karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Kararın gerekçesi: 7334 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle 2634 sayılı Kanun’un değiştirilen ek 5. maddesi, daha sonra 7464 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden değiştirilmiştir. Bu nedenle dava konusu kuralın içeriği değişmiş ve konusu kalmamıştır.
Güncel durum (7464 sayılı Kanun sonrası):
Ormanlık alanlar üzerinde bulunan ve 6831 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca Orman Genel Müdürlüğü sabit kıymetlerine alınan tesislerden konaklama amaçlı kullanılması mümkün olanlar ile kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezleri içinde ve bu bölge ile merkezlerin dışında olmakla birlikte denize kıyısı olan ilçelerde, içerisinde konaklama tesisi içeren mesire yerlerini tahsis etmeye, gelirleri Orman Genel Müdürlüğüne ait olmak üzere Bakanlık yetkilidir.
Bu yerlerde lüks çadır, çadır ve karavan alanı yapılması amacıyla ilgili mevzuatı uyarınca Orman Genel Müdürlüğü tarafından da kiralama yapılabilir.

Anayasa Mahkemesi kararında karşı oy yazıları hangi konulara ilişkindir?

Anayasa Mahkemesi’nin 2024/174 sayılı kararında, bazı üyeler farklı konularda karşı oy kullanmıştır:
Turizm hizmetleri yönetim birlikleri (4. maddenin üçüncü fıkrası):
Karşı oy gerekçelerinde, bu birliklerin kurulmasına ilişkin usul ve esasların tamamen Bakanlığa bırakılmasının, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine (Anayasa md. 7) aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ayrıca, Anayasa’nın 63. (tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması) ve 169. (ormanların korunması) maddelerine aykırılık iddia edilmiştir.
Planlama yetkisi ve süre sınırlaması (7. madde):
Planlama yetkisine ilişkin düzenlemenin belirlilik ilkesine aykırı olduğu,
“Plan teklifi”, “sonuçlanma” gibi ibarelerin belirsiz olduğu,
Korunan alanlarda yetki paylaşımının net olmadığı,
30 günlük sürenin bazı hallerde yetersiz kalabileceği ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
ÇED kararlarına ilişkin ibare (8. madde (H) fıkrası):
Bir üye, “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” ibaresinin çevrenin korunmasına yönelik yeterli güvence sağlamadığını belirterek karşı oy kullanmıştır.
İptal edilen bazı hükümlere ilişkin (5. madde, 6. madde, geçici 11. madde):
Bazı üyeler, turizm işletmesi belgesi koşullarının yönetmelikle düzenlenebileceğini,
İşyeri açma ruhsatı bulunan tesislere basit konaklama belgesi verilerek teşebbüs özgürlüğüne yeterli güvence sağlandığını,
Devletin ekonomik hayatı düzenleme yetkisi kapsamında turizm sektöründe hizmet kalitesini artırıcı tedbirler alabileceğini belirterek iptal kararlarına katılmamışlardır.

HUKUKİ UYARI: Bu içerik, Anayasa Mahkemesi’nin 2021/100 E., 2024/174 K. sayılı kararı esas alınarak hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.

İptal kararları 24 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiş olup, bu tarihe kadar mevcut mevzuat hükümleri geçerlidir. Somut hukuki işlemleriniz için bir hukuk danışmanına başvurmanız önerilir. Güncel gelişmeler için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi duyurularını takip ediniz.

 

NOT:

Kararın Yazısının Tamamına Aşağıda ki Linkten Ulaşabilirsiniz.

turizm-isletme-belgesi-zorunlulugu-iptali-anayasa-mahkemesi-karari

 

TURİZM İŞLETME BELGESİ